Mülakatlarda Neden Elendiğinizi Bilmiyor musunuz?
Mülakattan çıkarsınız, iyi geçtiğini düşünürsünüz. Birkaç gün sonra ya hiç dönüş gelmez ya da kısa bir olumsuz mesaj gelir. En zor kısmı da nedenini bilmemektir.
Yıllarca masanın işe alan tarafında oturdum ve binlerce mülakat yaptım. Gördüğüm şu: Adayların çoğu yetersiz olduğu için değil, kendilerini doğru anlatamadıkları için eleniyor. İşte en sık karşılaştığım beş hata ve doğruları.
1. “Biraz kendinizden bahseder misiniz?” sorusuna hazırlıksız girmek
Bu soru mülakatın ilk dakikalarını ve ilk izlenimi belirler. Adayların çoğu özgeçmişini baştan sona sesli okur ya da kişisel hayatını anlatır. İşe alan ise şu cevabı arar: Bu kişi neden bu pozisyon için doğru aday?
Doğrusu: Bugün nerede olduğunuzu, sizi bu pozisyona taşıyan deneyimleri ve neden bu işi istediğinizi anlatan 1,5 ila 2 dakikalık bir çerçeve hazırlayın.
2. Somut örnek vermeden konuşmak
“Takım çalışmasına yatkınım”, “stres altında iyi çalışırım” gibi cümleleri her aday söyler ve hiçbiri akılda kalmaz. İşe alan sıfatlara değil, kanıta bakar.
Doğrusu: Her güçlü yönünüz için bir hikaye hazırlayın: Durum neydi, sizin göreviniz neydi, ne yaptınız ve sonuç ne oldu? Bu yapı cevaplarınızı hem kısa hem inandırıcı yapar.
3. Şirketi ve pozisyonu araştırmadan gitmek
“Bizi neden seçtiniz?” sorusuna verilen genel bir cevap, adaya bu işi gerçekten isteyip istemediğini sorgulatan ilk işarettir.
Doğrusu: Şirketin ne yaptığını, son dönemdeki gelişmelerini ve ilanda vurgulanan beklentileri öğrenin. Cevaplarınızı bu beklentilere bağlayın.
4. Zayıf yön ve ayrılış sorularında savunmaya geçmek
“Zayıf yönüm mükemmeliyetçiliğim” cevabı artık işe yaramıyor. Eski işyeri ya da yönetici hakkında olumsuz konuşmak ise en hızlı elenme nedenlerinden biri.
Doğrusu: Gerçek bir gelişim alanı seçin ve onu geliştirmek için ne yaptığınızı anlatın. Ayrılış nedeninizi geçmişe değil, gelecekte aradığınız şeye odaklanarak açıklayın.
5. Mülakatın sonunda soru sormamak
“Sizin sormak istediğiniz bir şey var mı?” sorusuna “Hayır, her şey açık” demek, ilgisizlik gibi algılanabilir. Bu an, sizin de işi ve ekibi değerlendirdiğinizi gösterme fırsatıdır.
Doğrusu: İşin ilk aylarında başarının nasıl ölçüleceğini, ekibin yapısını ya da pozisyonunla ilgili detayları sorun. İyi bir soru, iyi bir cevap kadar akılda kalır.
Mülakat danışmanlığı neleri kapsar?
Mülakat danışmanlığı, bu hataları gerçek bir mülakata girmeden önce fark etmenizi sağlar. Genellikle şu adımlardan oluşur:
- Pozisyon ve özgeçmiş analizi: Hedeflediğiniz rolün beklentilerini ve sizin öne çıkarmanız gereken yönleri belirlemek.
- Hikaye ve cevap hazırlığı: Kendinizi tanıtma çerçevesi ve en sık sorulan sorulara somut örneklerle cevaplar.
- Prova mülakat: Gerçeğine yakın bir mülakat ortamında soru-cevap çalışması.
- Geri bildirim: İçerik, beden dili, ses tonu ve süre kullanımı üzerine net ve uygulanabilir öneriler.
Sık sorulan sorular
Mülakat danışmanlığı ne zaman alınmalı? En verimli zaman, önemli bir mülakattan birkaç gün önce ya da birkaç mülakattan olumsuz sonuç aldıktan sonradır. Ancak mülakat davetini beklemeden hazırlanmak, fırsat geldiğinde size zaman kazandırır.
Online mülakatlar için de hazırlık yapılıyor mu? Evet. Online mülakatların kendine özgü dinamikleri vardır: kamera karşısında duruş, ortam, teknik hazırlık ve ekran üzerinden iletişim. Bunlar da çalışmaya dahildir.
Mülakat danışmanlığı işe alınmayı garanti eder mi? Hayır, kimse bu garantiyi veremez. Verdiğimiz söz, mülakata çok daha hazır, bilinçli ve özgüvenli girmenizdir.
Bir sonraki mülakatınıza hazır girin. Mülakat Danışmanlığı ile işe alanın baktığı yerden kendinize bakın, güçlü yönlerinizi doğru anlatmayı birlikte çalışalım. Ön görüşme planlayın.
Sinem Işık, İnsan Kaynakları ve Kariyer Danışmanı, “Biz Size Döneriz” ve “Yarın Gel Başla” kitaplarının yazarı